Transformers 3 üzerine bir yazı

Çocukluğumuzun çizgi filmi Transformers, birkaç yıldır beyazperdede arzı endam ediyor. Robotota dönüşen iyi kalpli Autobotlar ile kötü kalpli Decepticonlar arasındaki amansız mücadeleyi konu alıyor bu çizgi film. Önceki yıllarda çizgi film olarak sinemalara gelse de gerçek oyuncularla çekilen ilk versiyon 2007 yılında izleyicilerle buluştu. Yönetmen koltuğunda genelde aksiyon filmleri ile tanınan Michael Bay bulunan serinin ikinci filmi de Revenge of the Fallen adıyla 2009 yılında gösterime girdi. Son film ise 4 Temmuz’da (malum ABD’nin İngiltere’den bağımsızlığını aldığı kurtuluş günü) tüm dünyada aynı anda Türkiye’de de meraklıları ile buluştu.

Son versiyon olan Transformers 3: Ay’ın Karanlık Yüzü’nün (Transformers 3: Dark of the Moon) en önemli özelliği 3 boyut teknoloji ile çekilmesi. Sinemada 3 boyutlu film izleme meraklısı değilim. Ayrıca teknolojinin çok aman aman bir şey olmadığını da düşünüyorum. Ekranın kararması ve animasyonlar dışında çok fazla üçüncü boyut hissinin verilememesi yüzünden sinemada sevdiğim bir teknoloji değil 3 boyutlu filmler. Neyse konumuz bu değil.

Tamamen aksiyon mantığı üzerine çekilmiş, senaryosu klişelerle dolu, saçma sapan bir film olmuş Transformers 3. Tamam teknolojinin kullanımı harika. Animasyon karakterlerin oluşturulduğu CGI destekli sahneler gerçek üstü hisler yaşatıyor insana. Ama ruh olmadıktan sonra dünyanın en gelişmiş teknolojileri bir işe yaramıyor. Filmde ruh yok. ABD dünyayı kurtarıyor, kahramanımız ve güzel kız arkadaşı (bu arkadaşla ile ilgili detaya aşağıdaki satırlarda değineceğim) ile koşturuyor. Özel timler, ABD’nin savaş gücü bol bol teşhir ediliyor.

Sam Witwicky rolünde Shia LaBeouf fena oynamamış. Bu sefer karizmatik değil ve  başarısız olmuş bir halde karşımıza çıkıyor. Ancak sevgilisi rölündeki Rosie Huntington-Whiteley için aynı şeyi söylemek mümkün değil. O hem güzel hem de başarılı biri olarak filmde yer alıyor.  Ancak bu güzel kızımızın oyunculuğu gerçekten kötü. Ünlü iç giyim markası Victoria’s Secret’ın mankenlerinden olan Rosie, minnoş bir abla olarak filmde sağa sola koşturuyor. Oyunculuk kabiliyeti zaten olmayan güzel Rosie, konu mankeni sıfatı ile filme dahil olmuş. Hayır mankenlerin beyazperde de arzı endam etmesine karşı değilim ama birazcık kabiliyetlerinin de olması lazım. Sadece güzellikle bir yere kadar oluyor bazı şeyler. İlk iki seride oynayan Megan Fox ise üçüncü filmde kadro dışı kalmış. Sebebi ise bir dergiye verdiği röportajda sarfettiği sözler. İngiliz Wonderland dergisine verdiği röportajda Michael Bay’ı ‘Hitler’e benzeten Fox, bu benzetme yapımcı Steven Spielberg’in kulağına gidince anında işinden olmuş. Yeri gelmişken belirtelim Steven Spielberg Yahudi asıllı ve Holywood’daki büyük şirketlerin büyük bir çoğunluğu da Yahudi kökenli kişilerin elinde.

Elbette büyük pazarlama kampanyaları ve 300 milyon dolar gibi büyük bir bütçe çekilen bir film olan Transmorfers 3, gişede bunun karşılığını aldı. Gösterime girdiği ilk haftasonu dünya çapında 400 milyon dolar gişe yapan film (maliyeti çıkardı yani) yapımcılarının yüzünü güldürüyor.

Bu arada filmi beğenmedim ama bazı oyuncuların performansı ise gerçekten takdire şayan. Örneğin büyük usta John Malkovich kısa da olsa filmde bir role sahip. Rolünün hakkını veren oyunculardan biri ise çılgın ajan rolünde John Turturro. Her ikisi de (sahneleri kısa olsa da) oyunculuk konusunda başarılı.  Hatta bence filmin sanatsal yönünü bu iki oyuncunun sahneleri bir nebze olsun kurtarıyor. Ayrıca Apollo 11 ile uzaya giden ve Ay’a ayak basan ikinci kişi olan Astronot Buzz Aldrin de oyunda küçük bir rolle izleyicilerin karşısına çıkıyor.

Yukarıda bahsettiğim gibi bence serinin en kötü filmi olmuş Transformers3. Her ne kadar gişe hasılatı bunun tersini söylüyor olsa da ‘çok satan bir şeyin başarılı olduğu anlamına gelmeyeceği’ gerçeğini de değiştirmiyor bence. ABD’nin dünya jandarmalığına savunduğunu gösteren yüzlerce filmden biri olmuş Transformers3. Benzerleri daha önce çok çekilen bu filmlerin önümüzdeki yıllarda da devamları olacağını öngörmek zor değil.

Öte yandan  filmle ilgili bazı iddialar da var ki klasik tabirle yenilir yutulur cinsten değil. Detayını burada okuyacağınız haberdeki iddialara göre Transformers 3’te yer alan bazı sahneler yönetmen Michael Bay’ın daha önce çektiği Island (2005) filmindekilere çok benziyor. Aşağıdaki videoda göreceğiniz bu benzerliklerin bazıları ‘benzerlikten de öte’, sanki işlemden geçirilip montajlanmış gibi de duruyor. Bu tarz sahnelerin çok pahalı olduğu ve filmin maliyetinde önemli kalemler teşkil ettiği düşünüldüğünde çok mantıksız bir iddia da değil. Konuyla ilgili videoyu izleyelim:

Sonuç olarak şunu da belirteyim ki kimse Transformers serisinden felsefi bir yaklaşım beklemiyor. Ama 300 milyon dolar gibi devasa bütçeli bir filmin biraz da zeka içermesi ya da kalbimizde  bir şeyler hissettirmesini bekliyoruz. Maalesef bunun yanından geçen bir film bile değil. Yine de CGI grafikleriyle neler yapılabildiğini görmek adına (o da bu konulara meraklıysanız) izlenebilir. Gerçekten bazı sahnelerde teknolojinin sınırları zorlanmış. Bunu anlayabiliyorsunuz. Ama sinema sanatı ya da insan ruhu adına birşey yok filmde. Boş klişe laflar, ABD’nin dünyayı kurtarma pozları ve benzeri sahnelerle dolu hoş ama boş bir film.

 

Comments

comments

Özgür Çetin

Teknoloji konularına meraklı aile babası Özgür Çetin'in bloğundasınız. Yaklaşık 15 yıldır teknoloji üzerine yazılı ve videolu içerikler üreten Özgür Çetin, İstanbul Üniversitesi Fizik bölümü mezunudur. İnternet dünyasına 1999 yılında NTVMSNBC ile giriş yapan yazar 8 yıl boyunca sitenin arayüzünden sorumlu olarak çalıştı. Ayrıca PCWorld, PC Magazine, National Geographic Türkiye, Gezgin gibi birçok dergide yazılar kaleme aldı, projeler üretti. Cnet Türkiye, ShiftDelete.Net gibi internet sitelerinde çalıştı. Bir dönem Referans Gazetesi Teknoloji Editörlüğü de yapan Çetin, birçok televizyon kanalında teknoloji üzerine programlar da hazırladı. Evli ve bir kızı olan yazar, Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu üyesidir.

3 Comments

notebook

about 8 sene ago

şu transformes tan bir türlü zevk alamadım. çocukken çizgi filmini severdim ama şimdi filmi çok çocuksu geliyor :)

hele hele bak sen

about 8 sene ago

yorumu yazan arkadaş öncelikle transformers, 4 temmuzda deil 29 ağustosta vizyona girdi. bunu düzeltmek lazım. diğer söylediklerinize katılıyorum 1. film kadar gerçekçi hiç olamadılar malasef 2. ve 3. filmde michael bay içine ettti güzelim filmin. Çünkü TF gibi bir film gercekten cok detaylı olaylar ve konu içeren bir filmdi bence. herneyse . söylediklerinize katılmamla beraber her yaptıklarından da bir mana çıkarmak anlamsız bapğımsızlık gününde falan çıkmadı film ve de ABD dünya kahramanlığına soyunması cok normal cunku adamların filmiydi. napcaklardı ya baska bir ulkeyimi çvceklerdi filmde bu herkezde olur.Bir film yapıyorsan içine artistik haraketler eklemelisin... Bir yönetmen olarak şunu söylemeliyim ki,Bu son film dediğiniz gibi duygudan uzak olmadı diğer serilere cok cok saçmalaştırmış, ama öyle bir olaylar varki hakikatende derinden sarstı bence izleyenleri filmde. buna bircok orneklere verebiliriz.Birde bazı sahneleri cekmek o kadar zordur ki size zor kelimesi bile basite kaçmış olur buna emin olun. gerekirse 1 dk lık sahne bile tüm senaryoyu bazen değiştirmenizi sağlar , ben TF 3 te bunu gördüm . Bazı sahneler yüzünden senaryoyu değiştirmek zorunda kalmışlar. Bilgilerinize... (sevgilerle kolay gelsin)

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked