
Sherlock Holmes, Sir Arthur Conan Doyle tarafından dünya edebiyatına kazandırılan ünlü bir İngiliz kahramanı. Dedektif olan Holmes, yardımcısı Wilson ile birlikte gizemli olayları farklı yöntemleriyle çözmesiyle tanınıyor. Bugüne kadar onlarca kez beyazperde ya da televizyon dizilerinde (tam liste burada) karşımıza çıkan bu ilginç karaktere son 3 yıldır Robert Downey Jr. tarafından hayat veriliyor.
Serinin ilk filmi 2009 yılında Guy Ritchie tarafından beyazperdeye aktarılmıştı. Bilmeyenler için söyleyeyim: Ritchie tam bir İngiliz fırlaması ve filmlerinde bu fırlamalıklarından eserleri görmek mümkün. Bir dönem ünlü şarkıcı Madonna ile evlenen yönetmenin Snatch gibi sinema tarihine geçmiş filmleri bulunuyor.
devamını oku…

Markalar konusunda fanatikliği sevmem ve doğru bulmam. İlla ‘şu marka ayakkabı giyeyim’, ‘şu marka bilgisayar kullanayım ‘ ya da ‘şu marka araba kullanayım’ gibi zorunluklarım da yoktur. Beğendiğim ve severek kullandığım markalar olsa da bu konularda çok takıntılı olmamak gerektiğine inanıyorum.
Aynı durum telefon için de geçerli. Neredeyse futbol takımları gibi fanatiklerin türediği bu alanda, en iyisinin kendi kullandıkları modeller olduğu konusunda iddialı insanlar var. Elbette bir markayı sevmek gayet normal ama fanatizm ayrı bir konu ve hastalık derecesinde olmaması gerekiyor.
Telefonda tercihim ise 2008 yılından beri Android işletim sistemi. Bunun birçok sebebi var. Bu yazımda Android işletim sisteminin (bana göre) artı ve eksilerini anlatacağım.
devamını oku…

Apple’ın kurucusu Steve Jobs, 5 Ekim günü aramızdan ayrıldı. Ne tesadüftür ki bir gün önce iPhone 4S’in tanıtımı yapılmıştı. Apple fanatiği değilim, Steve Jobs’u da insan üstü bir varlık olarak görmüyorum. Ama teknoloji dünyası için önemli biriydi Steve Jobs. Hem de her türlü takıntı, obsesisif ve egosantrik davranışlarına rağmen. Bugün dünya çapında 250 milyon insan ondan izler taşıyan bilgisayar, cep telefonu, MP3 çalar ve benzeri ürünler kullanıyor.
Bana göre ‘Teknoloji basitleştiren insan’ olan Steve Jobs ile ilgili böyle bir yazı yazmak için biraz bekledim. Hem ortalık sakinleşsin hem de düşüncelerimi daha rahat odaklamak için beklemeyi tercih ettim.
devamını oku…

Televizyonla arası olan biri değilim. Fırsat buldukça izlemeye çalışsam da çok vaktim olmadığından gündemi farklı yöntemlerle takip etmeye çalışıyorum. Ancak iş film izlemeye gelince o konuda özel çaba gösteriyorum. Evde film izlemek için kurduğum birak karmaşık ve tıkır tıkır çalışan bir sistemim var. Teknoloji o kadar gelişti ama bazı konularda ciddi anlamda kafa yormadan çözüm üretemiyorsunuz.
devamını oku…
Categories: Teknoloji Tags: dark, Divx, ethernet, internet, medya, nas, oynatıcı, ses, Televizyon, tp-link, video, ZyXEL

Kafes, son yıllarda okuduğum en güzel kitaplardan biri. İtiraf etmek gerekirse kendi adıma geç keşfettiğim bir yazar John Perkins. Zeitgeist belgesel serilerini takip edenlerin yakından tanıyacağı bir isim Perkins. Yazarın ‘Bir Tetikçinin İtirafları’ ismiyle farklı kitapları var. Kafes de o serinin devamı niteliğinde.
devamını oku…

İnternetle ilk tanışmam çevirmeli ağlar ile olmuştu. Sanırım sene 1995 idi. Eve bilgisayar almanın lüks sayıldığı dönemler kapanmak üzereyken zar zor biriktirdiğim para ile ilk kişisel bilgisayarımı almıştım. Bilgisayarın internet olmadan bir işe yaramayacağını o zamanlar farkederek bir de internet abonesi olmuştum. O dönemler (yeni nesilin hatırlayamayacağı) modemlerle ‘civ civ’ öten özel bir sesle bağlantı kurardık. Hızımız ise önceleri 16, sonra 32, sonra da 56 kbps oldu.
devamını oku…
Categories: Mobil, Teknoloji Tags: adsl, airties, avea, fiber, GSM, özgür çetin, superonline, telefon, ttnet, türk telekom

Son dönemde okuduğum güzel kitaplardan biri Çocuklarla El Ele Ebeveynlik. Kitabın yazarı olan Pam Leo, çocuk gelişimi konusunda eğitim almış ve yıllardır bu alanda çalışmış biri.
devamını oku…